Bu Gece Miraç Kandili. Kandiliniz Mübarek Olsun

Perşembe gününü Cuma gününe bağlayan gece(Bu gece), mukaddes bir yolculuğun ve manevi bir yükselişin ifadesi olan ve pek çok ilahi lütuf ve ihsanla dolu Miraç Kandilini idrak edeceğiz.Peygamber Efendimiz (sav)’in insanlığı İslâm’a davet sürecinin en zor yıllarında bir gece Mescid-i Aksâ’ya, oradan da semaya yaptığı pek çok ilahi hikmet, sır ve bereketi içinde barındıran bu yolculuk, Peygamber Efendimiz (sav) için zaman ve mekanın da sahibi Yüce Mevlâ’nın sonsuz kudretini müşahede etme ve onun desteğine mazhar olarak risalet görevinde manevi güç kazanma vesilesi, müslümanlar için ise Allah’a ve Hz. Peygamber’e bağlılığı pekiştiren bir sınav olmuştur. Nitekim İsra suresinin ilk ayetinde bu kutlu yolculuğun ilk aşaması şöyle dile getirilmektedir: “Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.”

Mübarek Ramazan ayına adım adım yaklaştığımız ve mübarek gün ve gecelerin yoğun olarak bulunduğu bu günlerde, Kur’an’ın nüzulünün 1400. yılı olmasını da bir fırsat bilerek Kur’an’la daha çok buluşma hususunda daha fazla gayret göstermemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Toplumun ve birey olarak kendimizin iç huzura kavuşması, sen ben kavgasının ve her türlü ayrımcılığın ve dışlamanın ortadan kalkması, gönül dünyamızda huzura, insani ilişkilerimizde olgunluğa, toplum hayatında barış ve esenliğe erişebilmek için Kur’an’ı doğru bir şekilde anlamalı, anlatmalı, kendimize rehber edinmeli ve hayatımıza tatbik etmeliyiz. Ahlaki ve manevi sağlığımızı tehdit eden, insani ilişkilerimizi ve sosyal ödevlerimizi zayıflatan onca iç ve dış etkinin altında bunaldığımız günümüzde, Kur’an-ı Kerim’in İsra hadisesinden ismini alan suresinde yer alan şu ilahi prensipleri hatırlamakta da fayda görüyorum: "Allah'a ortak koşma, yalnız O'na inanıp yalnız O'na ibadet et, ana-babaya iyi davran, akrabaya, yoksula, yolda kalmış kimseye haklarını ver, cimrilik yapma, müsrif ya da savurgan da olma, açlık korkusu ve geçim kaygısı ile çocukları öldürme, zinaya yaklaşma, cana kıyma, yetimin malına el uzatma, verdiğin sözü yerine getir, ölçerken ve tartarken eksiklik ve noksanlık yapma, hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme, kibirlenme ve gururlanma. Bütün bu sayılanlar Yüce Yaratanın katında sevimsiz ve çirkin davranışlardır.” (İsra, 17/22-38) Unutmayalım ki, inanç, ahlak ve maneviyat dünyamızın, barış ve huzur içinde birlikte yaşamamızın vazgeçilmez değerlerine işaret eden bu ilahi buyrukları yaşamak ve yaşatmak, bizlere miracın manevi atmosferini günümüzde de hem fert hem de toplu olarak teneffüs etme imkanı sağlayacaktır. Bunalan ruhlara, manevî hayatın ihmaliyle daralan ve katılaşan kalplere bu gecenin huzur getirmesi dileğiyle aziz milletimizin ve bütün Müslüman kardeşlerimizin Miraç Kandilini tebrik ediyor, bu mübarek gecede Yüce Mevla’ya açılan ellerin ve yapılan duaların, bütün İslam aleminin birlik, dirlik ve beraberliğine, insanlığın hidayetine vesile olmasını, başta yakın çevremiz ile İsrâ ve Miraç mucizesinin cereyan ettiği kutsal topraklar olmak üzere bütün dünyada hak ihlallerinin sona ermesini, acı ve göz yaşının, şiddet ve umutsuzluğun yerini kalıcı bir huzur ve barışın almasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyoruz.

akcaabatmuf@diyanet.gov.tr
Tel : 0(462) 228 11 12
tasarım : zaferyavuz